HİZMETLERİMİZ

Biyolojik Çeşitliliğin Tespiti Projeleri

Biyolojik çeşitlilik, canlıların farklılığını ve değişkenliğini, içinde bulundukları karmaşık ekolojik yapılarla, birbirleriyle ve çevreleriyle karşılıklı etkileşimlerini ifade etmektedir. Biyolojik çeşitlilik dünyadaki yaşamı oluşturan gen, tür ve ekosistem çeşitlerini içermektedir. Şu anda biyolojik çeşitliliğin sürekli bir kaybına tanık olmaktayız ve bunun doğal yaşam ile insan refahı üzerinde kökten etkileri bulunmaktadır. Başlıca sebepleri doğal habitatlarda meydana gelen değişikliklerdir. Bunlar tarımsal üretim sistemleri, inşaat, taş ocakçılığı, orman, okyanus, nehir, göl ve toprakların aşırı sömürüsü, yabancı türlerin istilaları, kirlilik ve giderek daha fazla küresel iklim değişikliğinden kaynaklanmaktadır. İnsanlığın kendisi de biyolojik çeşitliliğin bir parçası olup, çeşitlilik olmaksızın biz de var olamazdık. Yaşam kalitesi, ekonomik rekabet gücü, istihdam ve güvenlik; hepsi bu doğal sermayeye bağımlıdır. Biyolojik çeşitlilik "ekosistem hizmetleri", yani doğanın sunduğu hizmetler için hayati önem taşımaktadır.

Yeryüzündeki her bir canlı türünün yaşadığımız gezegende doğumundan ölümüne kadar bir görevi vardır. Canlı türleri, yaşamış oldukları toprak, hava, su ve diğer canlı grupları ile birlikte dünya ekosistemini oluşturmaktadır. Biyolojik çeşitlilik, yeryüzünde yaşayan bitki ve hayvan türleri gibi sahip olduğumuz tüm canlı varlıkları kapsar. Bu kavram tür sayısındaki çeşitlilik yanında tür içindeki genetik farklılık ve yaşama alanlarındaki çeşitliliği de içermektedir.

İklim değişikliğinin türler ve ekosistemler üzerindeki etkileri giderek daha fazla hissedilmeye başlamıştır. Özellikle, kısıtlı yaşam alanlarına sahip türler ile hassas ekosistemlerin iklim değişikliğinden oldukça etkileneceği düşünülmektedir. Dünyadaki zengin biyolojik çeşitliliğe sahip ve hassas ekosistemleri, nadir türleri korumak amacıyla ilan edilen korunan alanlar, iklim değişikliği sürecinde türler için sığınak alanları olmak gibi önemli bir rol oynayacaktır.

Korunan Alanlar Planlama Çalışmaları

Korunan alanlar; Milli parklar, tabiat parkları, tabiat anıtları, tabiatı koruma alanları, doğal sit alanları, sulak alanlar, özel çevre koruma bölgeleri ve benzeri koruma statüsü bulunan, biyolojik çeşitliliğin, doğal ve bununla ilişkili kültürel kaynakların korunması ve devamlılığının sağlanması amacıyla ilgili mevzuata göre tespit edilen ve yönetilen kara ya da deniz alanlarıdır.

Türkiye’nin korunan alanlar sistemi içinde yer alan mevcut korunan alanları estetik, bilim, doğa koruma ve doğal güzellikler açısından sınırlı belirlenmiş önemli alanları içermektedir. Türkiye’nin korunan alanları deniz ve kıyılardan; Ağrı Dağı’na; deltalardan, Karadeniz ormanlarına ve yaylalarına; bozkırlardan, göl ve akarsu sistemlerine; derin vadiler ve kanyonlardan buzullara kadar çeşitli doğal ekosistemleri barındırmaktadır. Korunan alanlar nesli tehlike altında, endemik, dar yayılışlı birçok bitki ve hayvan türüne ev sahipliği yapmaktadır. Ayrıca, ekolojik özelliklerinin ve doğal güzelliklerin yanı sıra jeolojik, jeomorfolojik, peyzaj, tarihi, arkeolojik ve kültürel değerlere sahip alanları da içermektedir. Ancak hem tür, hem de genetik ve ekosistem seviyelerinde sahip olduğumuz bu çeşitlilik üzerindeki tehditler giderek artmaktadır.

Ülkemizde yer alan korunan alanlarda, başta birçok milli park ve tabiat parkı alanı olmak üzere uzun devreli gelişme planları ile sit alanları koruma amaçlı imar planları çalışmalarını başarıyla sonuçlandırdık. Ayrıca, ülkemizde yapılan ilk projelerden olan peyzaj yönetimi, koruması ve planlanması ile özel hüküm belirleme çalışmalarını bitirmenin gururunu yaşamaktayız. Gelecek nesillere bırakmamız gereken en büyük doğal miras olan korunan alanlarda, üzerimize düşen görevleri en iyi şekilde yerine getirmek öncelikli hedeflerimizdendir.

İmar Planları

İmar plânı, kapsadığı alanın, ülke plânına, bölge plânına ve varsa çevre düzeni plânına uygun biçimde beldenin de verilerini dikkate alarak sağlıklı, bilimsel doğrulara uygun ve içinde yaşayacak insanları mutlu edecek şekilde düzenlenen ve şehrin gelişmesine yön veren plânlardır. Belde halkının sosyal ve kültürel gereksinimlerini karşılamayı, sağlıklı ve güvenli çevre oluşturmayı, yaşam kalitesini artırmayı hedefleyen ve bu amaçla beldenin ekonomik, demografik, sosyal, kültürel, tarihsel, fiziksel özelliklerine ilişkin araştırmalara ve verilere dayalı olarak hazırlanan, kentsel yerleşme ve gelişme eğilimlerini alternatif çözümler oluşturmak suretiyle belirleyen, arazi kullanımı, koruma, kısıtlama kararları, örgütlenme ve uygulama ilkelerini içeren pafta rapor ve notlardan oluşan belgedir.

Kentsel Dönüşüm Projeleri

Kentsel Dönüşüm;

“Zaman içinde eskimiş ve yıpranmış şehir dokularının, günün sosyal ve ekonomik şartlarına uygun olarak değiştirilmesi veya yenilenmesini sağlayan süreçtir.”

“Farklı nedenlerden dolayı zaman içinde eskimiş, terk edilmiş, değer kaybına uğramış ve köhneleşme eğilimine girmiş olan kent alanlarının günün sosyo-ekonomik ve fiziksel koşullarına uygun olarak yeniden canlandırılması ve kente kazandırılmasıdır.”

“Kentsel sorunlara çözüm üretmek amacıyla, değişime uğrayan bir bölgenin ekonomik, fiziksel, sosyal ve çevresel koşullarına kalıcı bir çözüm sağlamaya çalışan kapsamlı bir vizyon ve eylemdir.”

“Kentsel bozulma süreçlerini daha iyi anlama ihtiyacından doğan ve gerçekleştirilecek dönüşümde elde edilecek sonuçların üzerinde bir uzlaşmadır. Bir başka deyişle, yitirilen bir ekonomik etkinliğin yeniden geliştirilmesi ve canlandırılması, işlemeyen bir toplumsal işlevin, işler hale getirilmesi; toplumsal dışlanma olan alanlarda, toplumsal bütünleşmenin sağlanması; çevresel kalitenin veya çevre dengesinin kaybolduğu alanlarda, bu dengenin tekrar sağlanmasıdır.”

“Mevcut kentleri ve merkezleri düzeltmek ve günün gereklerine uydurmak amacıyla yeniden planlamak ve bunu uygulamaktır.”

Görüldüğü üzere, kentsel dönüşüm kavramının özünde, değişim, dönüşüm, canlanma, hayat bulma gibi kavramlarla ifade edilmektedir. Bu tanımdan yola çıkarak kentsel dönüşümü, en genel anlamıyla, zaman süreci içerisinde eskiyen, köhneyen, yıpranan ya da potansiyel arsa değeri üst yapı değerinin üzerinde seyrederek değerlendirilmeyi bekleyen şehir dokusunun, bir stratejik yaklaşım içinde, günün şartlarına uygun olarak değiştirilmesi, geliştirilmesi, yeniden canlandırılması ve bazen de yeniden oluşturulması eylemi” olarak tanımlanabilir.

Arazi Geliştirme ve Değerlendirme Projeleri
Kent Bilgi Sistemleri ve Coğrafi Bilgi Sistemleri Projeleri

Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS); Her türlü coğrafi referanslı bilginin etkin olarak elde edilmesi, depolanması, güncellenmesi, kullanılması, analizi ve görüntülenmesi için bilgisayar donanımı, yazılımı, personel ve yöntemlerin organize olarak bir araya toplanmasıdır.

Kent Bilgi Sistemi; kentsel faaliyetlerin yerine getirilmesinde ihtiyaç duyulan planlama, altyapı, mühendislik, temel hizmetler ve yönetimsel bilgileri hızlı ve sağlıklı bir şekilde irdelemek amacıyla oluşturulan, coğrafi bilgi sitemlerinin kent bazındaki uygulamasıdır. Belediyelerin kaynaklarını en iyi şekilde değerlendirmelerine imkan veren, ek gelir kaynağı olan ve vatandaşların yaşam kalitesini arttıran bir sistemdir.

Kent Bilgi Sistemi; kentteki mülkiyet bilgileri, imar planları, altyapı bilgileri, bina, işyeri, konut envanterleri, yerel vergi kayıtları gibi, yönetimde destek sağlayan tüm bilgileri içinde tutar. Belediyelerin işleyişinin bilgisayar ortamında yapılmasını temin ederek birimler arasında güçlü bir koordinasyon sağlar. Belediyelerin gelirlerini arttırmalarında yardımcı olur. Bu artışı, vergi kaçağını ortadan kaldırarak, hızlı imar planı yaparak, arsa üreterek, kamulaştırma maliyetlerini en aza düşürerek sağlar.

Kent Bilgi Sisteminin en önemli özelliklerinden biri de e-belediyecilik hizmeti verebilmesidir. Yani, vatandaşlar belediye ile ilgili tüm işlemlerini belediyeye gelmeden, internet üzerinden ve/veya telefonlarını kullanarak gerçekleştirebilirler. Vatandaş belediyenin planladığı projelerle İlgili görüşlerini yönetimle paylaşabilir, anketlere katılabilir, öneri ve şikayetlerini aracısız olarak doğrudan ilgili makamlara İletebilirler. Kısaca, vatandaşların etkin biçimde yönetime katılabilmesi sağlanır.

Sonuç olarak, bu olanaklar, vatandaşların yaşam kalitesini yükseltir , belediye gelirlerini ve hizmet kalitesini arttırır.